DEMOKRASİ NEDİR?
Egemenliği halkın elinde olduğu yönetim biçimidir. Üçe ayrılır:
• Doğrudan Demokrasi: Halk, devlet işlerini kendisi görüşür, yasaları kendisi yapar Halkın egemenliğini, temsili bir organın aracılığı olmadan kullandığı siyasal sistemdir..
• Yarı Doğrudan Demokrasi: Halk yöneticilerini kendisi seçer. Bu yöneticilerin hazırladığı yasalar halkın oyuna sunulur.
• Temsili Demokrasi: Halkın egemenliğini temsili organlar aracılığıyla kullandığı sistemdir. Halkın kendisi de yönetime katılabilmektedir. Devamı »
Demokrasi,halk iktidarı demektir. Yani,halkın kendi kendini yönetmesidir. Özgürlük ise başkası tarafından yönetilmeme demek olduğuna göre özgürlük ve demokrasi içiçe geçmiş iki kavramdır. İdeal anlamda bir özgürlük,demokrasiyi gerektirir. İdeal Özgürlüğe ulaşmak,demokrasinin amacıdır. İnsan haklarına insanların ulaşması pek çok olumsuz tecrübe sonunda gerçekleşmiştir. Örneğin;kölelik ve sömürü düzenleri,ırkçılık,savaşlar,ayrımcılık bunlardan bazılarıdır. İnsanların özgür olmadığı,kısıtlandığı ya da özgürlüklerin ortadan kaldırılmak istendiği ortamlarda İnsan Hakları ihlalleri fazlaca gerçekleşir. Oysa ki,kişinin özgür olduğu yönetim biçimi olan demokraside,İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler düzenin temelidir. Demokratik yönetimlerde birey,devlete karşı da korunur. Bu koruma İnsan Hakları adına gerçekleşir. Devamı »
a. Milli Birliğin Doğurduğu Olumlu Sonuçlar
Türk tarihinde, milli birlik ve baraberliğin ortaya çıkardığı olumlu sonuçlar, tarihin zenginliği ve geçmişi kadar derindir. Kurulan her devlet, bu milli birlik ve baraberliğin en güzel örneklerindendir. Ancak bu konuda yakın tarihimizden bir örnek verecek olursak, hiç şüphesiz bu, Kurtuluş Savaşı olacaktır. Devamı »
Devlet, milletin siyasi teşkilatlanmış şekli olmalı; yani milleti idare edenler, o milletin içinden çıkmalıdır. Böylece “Hakimiyet kayıtsız şartsız millettin” olmalıdır. Bu bakımdan milli birlik ve bütünlük daha kolay elde edilmiş olur. Zaten bu bizim ülkümüzdür. Nitekim Ulu Önderimiz Atatürk, “Seneler geçtikçe milli ideal verimleri, güvenle çalışmada, ilerleme hevesinde, milli birlik ve milli irade şeklinde daha iyi gözlere çarpmaktadır. Bu, bizim için çok önemlidir; çünkü biz, esasen milli mevcudiyetin temelini milli şuurda ve birlikte görmekteyiz.” diyerek bu ülküyü göstermiştir. Yine büyük Atatürk, milli hakimiyetin; eşitliğin, adaletin, hürrüyetin temeli ve milletin namusu olduğunu belirtmiştir. Devamı »
Devlet; toprak bütünlüğüne bağlı olarak, siyasi bakımdan teşkilatlanmış, millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Hukuki ve siyasi bir organ haline gelemeyen toplumlar, devlet olma özelliğine sahip olamazlar. Devletin içte ve dışta kendini koruyabilmesi için askeri, siyasi, hukuki ve sosyal birtakım kuruluşlara sahip olması gerekir. O, bu kuruluşlarla milleti yönetir.
Millet dil, din, tarih, kütür ve ülkü birliği içinde kendi varlığının şuurunda olan toplumdur. Milletin kendini idare edebilecek bir siyasi organı, yani devleti olmazsa, millet ayakta duramaz.
Toplumların en yüksek ve en gelişmiş olanı millettir. Millet, siyasi birliğe kavuşmadan tamamlanamaz. Millet bütünlüğünün kurulması ve korunması, devletin bütünlüğü ve bölünmezlği ile mümkündür.
Bizim tarihimizde çok köklü bir devlet geleneği vardır. Devlete bağlılık ve onun sürekli olması için her türlü fedakarlık esastır. Devletimizin bütünlüğü ve devamlılığı, milletler topluluğundaki varlığımızın temel unsurudur. Devamı »
Bilindiği gibi dil, din, tarih, kültür ve ülkü birliği, ahlakta, terbiyede, örf ve adetlerde ortak duygu ve hedefler, ortak davranışlar milleti oluşturur. Millet ile vatan, ruhla vücut gibidir. Bu bakımdan anayasalarımızda “Türkiye Devleti, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür.” hükmü yer almıştır.
Millet, kendi vatanında birlik ve dirliği bozmadan, ayrılıp parçalanmadan yaşamalıdır. Ancak bu taktirde o milletin fertleri haysiyetli, huzurlu ve mutlu bir hayat sürebilirler. Şu halde vatanımıza, dilimize, dinimize, kültürümüze, tarihimize, örf ve adetlerimize sahip çıkmalıyız. Mehmet Akif bu görevi şöyle ifade etmiştir: Devamı »
Vatan, kültürel değerlerimizin bulunduğu bir coğrafyadır. Bu coğrafya ilk bakışta bir kara parçasıdır. Bu kara parçası tehlikeye girdiği zaman, uğrunda kanlar dökülür; canlar verilir. Nice analar yavrularını, nice gelinler yiğitlerini yitirir. O zaman bu coğrafyanın taşı, toprağı, dağı, ırmağı başka bir anlam taşır. Her biri düşmana aşılmaz bir engel ve bir uçurum olur. O toprak parçası hemen baş tacı edilir. Bu cansız coğrafya, her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış bir vatan olur. Devamı »
DİL DEVRİMİ (Ulusallaşmanın Önemli Bir Aşaması)
Atatürk bizi, milliyetimize ve Türk ulusal bilincine sahip kılarken bir taraftan da “Türk Ulusal Dili” üzerinde çalışıyor ve dil devrimini gerçekleştiriyordu. Osmanlı devrinde cahil ile okumuş; devlet adamı ile halk, birbirleriyle konuşup anlaşma olanağını hemen hemen yitirmişlerdi. Arabî ve Farisî deyimler arasında Türkçe, neredeyse silinip gidiyordu. Bütün bu karmaşıklığa son veren Atatürk olmuştur. Devamı »
Türkçeyi diğer dillerden ayıran en belirgin özelliği, ses uyumunun olmasıdır. Türkçe kelimelerde yer alan sesler arasında birtakım kullara bağlı bir uyum söz konusudur.
Türkçede üç çeşit ses uyumu vardır:
1.)Ünlü Uyumu
2.)Ünlü-Ünsüz Uyumu
3.)Ünsüz Uyumu
Türkçede seslerle ilgili genel özellikler Devamı »
sesler birbirine bağlanıp ses öbeklerini oluştururken bazı değişikliklere uğrarlar. Çıkış yeri ve biçimi bakımından farklı özelliklere sahip olan sesler, belli haraketler sonucu çıkarılırken birbirlerini etkilerler. Bu karşılıklı etkileme belli bir düzen içinde gerçekleşirken, bir takım ses olaylarınıda ortaya çıkmasını sağlarlar.
Türkçe sözcüklerde seslerin birleşmesi sırasında görülen ses olayları şunlardır:
Ses türemesi Devamı »